Kosam’dan Kritik Rapor: “Tam Üyelik Ve Kopuş İkileminden Çıkmanın
Yolu: rekaberlik senaryosu”
Kalkınma Odaklı Stratejik Araştırmalar Merkezi (KOSAM), küresel jeopolitik
sarsıntıların ve bölgesel belirsizliklerin gölgesinde kalan Türkiye-Avrupa Birliği (AB)
ilişkilerine dair kapsamlı ve gelecek vizyonu sunan bir rapor yayımladı. “Belirsizlik
Çağında Türkiye–AB İlişkileri: Rekaberlik Senaryosu” başlıklı çalışma, geleneksel
“tam üyelik” veya “kesin kopuş” ikiliğine sıkışmış analizlerin ötesine geçerek, taraflar
için sürdürülebilir ve gerçekçi bir etkileşim modeli öneriyor.
Raporu değerlendiren KOSAM Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Serkan
Seçkinli, Türkiye-AB ilişkilerinin artık doğrusal bir çizgide ilerlemediğini, aksine çok
katmanlı ve değişken dinamikler üzerine kurulu olduğunu vurguladı. Seçkinli, “İçinde
bulunduğumuz belirsizlik çağı, sabit stratejiler yerine proaktif ve esnek modelleri
zorunlu kılıyor. Raporumuzun odak noktası olan ‘Rekaberlik’ (Coopetition), tarafların
bir yandan stratejik çıkarları doğrultusunda rekabet ederken, diğer yandan kaçınılmaz
karşılıklı bağımlılıklar nedeniyle iş birliğini derinleştirmesini ifade eden bir orta yoldur”
dedi.
“Geleneksel Modeller Tıkanmış Durumda”
Seçkinli, 2018 yılından bu yana müzakere sürecinin fiilen durma noktasına
geldiğini hatırlatarak, mevcut tıkanıklığın sadece bir kriz değil, yapısal bir durum
olduğunu belirtti. Seçkinli, “Avrupa Birliği’nin genişleme yorgunluğu ve Türkiye’nin çok
yönlü dış politika arayışları, ilişkileri bir yol ayrımına getirdi. Ancak ticaret, göç
yönetimi, enerji ve güvenlik alanındaki karşılıklı bağımlılık, tam anlamıyla bir kopuşu
her iki taraf için de irrasyonel kılıyor. İşte bu noktada ‘Rekaberlik’, taraflar arasındaki
kontrollü yakınlık ile çekinceli uzaklığın bir kombinasyonu olarak karşımıza çıkıyor”
ifadelerini kullandı.
Dört Senaryo Arasında En Gerçekçi Seçenek: Rekaberlik
KOSAM raporu, Türkiye-AB etkileşiminin geleceğine dair dört temel senaryo
(Yapısal Çatışma, Soğuk Barış, Stratejik Ortaklık ve Rekaberlik) üzerinde duruyor. Bu
senaryolar arasında orta vadede sürdürülebilirliği en yüksek görülenin “Rekaberlik”
olduğunu belirten Seçkinli, bu modelin avantajlarını şu sözlerle özetledi: “Rekaberlik
senaryosu, tarafların bir alanda iş birliği yaparken başka bir alanda yapıcı bir rekabet
Telefon:
Web/ E-Posta:
Adres:
0539 897 21 01
www.kosam.org / info@kosam.org
Akabe Mah. Alaaddin Kap Cad. No.130/H
Karatay/Konya
2
sürdürebilmesine imkân tanıyor. Bu, Türkiye için hem reform sürecine ivme kazandırma
hem de küresel rekabet gücünü artırma fırsatı demektir. AB açısından ise tam
üyelikten bağımsız, teknik uyum üzerinden ilerleyen bir ilişki modeli, genişleme
baskısının hafifletilmesine yardımcı olur”.
Gümrük Birliği 2.0: Dijital ve Yeşil Dönüşümle Modernizasyon
Raporun ekonomi başlığında, 30 yıldır uygulanan Gümrük Birliği’nin artık
günümüz ticaret dinamiklerini karşılamadığı tespiti yer alıyor. Seçkinli, Gümrük
Birliği’nin sadece sanayi mallarıyla sınırlı kalmaması gerektiğini vurgulayarak,
“Hizmetler, kamu alımları, tarım ve özellikle dijital ekonomi Gümrük Birliği’nin
kapsamına dâhil edilmelidir. Türkiye’nin Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Dijital Pusula
stratejileriyle uyumu, sanayimizin rekabetçiliği için bir tercih değil, zorunluluktur. Bu
ikiz dönüşüm, Türkiye-AB ilişkilerine yeni bir dinamizm kazandıracak en önemli motor
güçtür” dedi.
Enerji Arz Güvenliğinde Türkiye Kilit Rolde
Enerji alanındaki stratejik iş birliğine dikkat çekilen rapora göre, Rusya-Ukrayna
savaşı sonrası değişen enerji haritasında Türkiye’nin transit rolü hayati bir önem
kazandı. Seçkinli, “Ülkemizin stratejik konumu ve lojistik koridorlar üzerinde yer
alması AB’nin enerji arz güvenliği için vazgeçilmezdir. Enerji alanındaki iş birliğimiz,
jeopolitik gerilimlerin üzerine çıkarılarak teknik bir zeminde derinleştirilmelidir.
Yüksek Düzeyli Enerji Diyaloğu mekanizmalarının yeniden canlandırılması, her iki
tarafın da stratejik çıkarınadır” değerlendirmesinde bulundu.
Güvenlik ve Savunmada NATO-AB Dengesi
Dış politika ve güvenlik başlığında Türkiye’nin NATO’nun ikinci büyük ordusuna
ve yükselen bir savunma sanayisine sahip olduğunun altı çiziliyor. Rapor, Türkiye’nin
Avrupa güvenlik mimarisine entegrasyonunun sürdürülmesinin önemini vurguluyor.
Seçkinli, “Türkiye’nin AB güvenlik girişimlerine teknik düzeyde katılımı, Avrupa’nın
stratejik özgürlüğüne katkı sağlar. Rekaberlik yaklaşımı, Türkiye’nin hem NATO
müttefikliği hem de çok yönlü dış politika stratejisi arasında dengeli bir konum almasını
mümkün kılacaktır” dedi.



