Hitler Vahşi Deneyler Yaptı

Konya Aydınlar Ocağı Salı Sohbetlerinde, İktidara gelişinin 90. Yılında Adolf Hitler ve Mücadelesini anlatan Dr. Fatih Çolak Almanya’nın kanlı tarihine ışık tuttu. İl Halk Kütüphanesi Salonunda yapılan programın açılış konuşmasını yapan Aydınlar Ocağı Başkanı Dr. Mustafa Güçlü, Hitler’in birçok alanda tarihi etkileyecek izler bıraktığını belirterek “Tıp alanını ilgilendirecek uygulamalar ve deneyler de yaptırmış. Bunlar genel olarak vahşice yöntemlerle yapılmış” dedi.

30 Ocak 2023 tarihinin Hitlerini iktidara gelişinin 90 yılı olduğunu hatırlatarak konuşmasına başlayan Dr. Fatih Çolak’da “Kanlı bir dönemden bahsediyoruz. Nazi, Nasyonel Sosyalist İşçi Partisinin kısaltmasıdır. Bu hareketin önderi, Almanların ifadesiyle führeri Adolf Hitler’dir. Toplumda ‘Hay Hitler’ diye meşhur bir ifade vardır. Bunun aslı Heil Hitler’dir ve Almanca da kutsal, Tanrı korusun, şifa olsun gibi anlamlar taşır” dedi.

Hitler’in 1889’da Avusturya’nın bir eyaletine bağlı kasabada dünyaya geldiğini, babasının onu memur olması için teşvik ettiği ama tembel bir öğrenci olan Adolf’un resim ve tarih derslerinden başkasına ilgi duymadığını anlatan Çolak “Ressam olma hayaliyle Viyana’ya giden Hitler, kendilerine verilmekte olan yetim maaşını kız kardeşi Paula’ya bırakır ve uzun yıllar bu kardeşten kimsenin haberi olmaz. 1920’lerde kız kardeşinin Viyana’da bir Yahudi yurdunda çalıştığını öğrenince oradan ayrılması için gayret gösterir. Hatta Paula’nın soyadını Wolff olarak değiştirir” diye konuştu.

1945 yılında Adolf Hitler intihar edince Amerikalılar’ın Paula’yı da bir süre göz hapsinde tuttuklarını da kaydeden Çolak “Hitler Marksizmin ve Yahudiliğin Almanların kanını nasıl emdiğini Viyana’da gördüğünü söyler. Çünkü doğduğu bölgedeki Yahudiler ne kadar fakir ise Viyana’daki Yahudiler o derece zengin ve varlık içindedirler. Münih’i ise gerçek bir Alman şehri olarak tanımlar” dedi.

Almanya’ya giden Adolf’un çok cılız ve kilosu yetersiz olduğu için askere alınmamasına rağmen 1. Dünya Savaşı çıkınca Orduya katıldığını anlatan Çolak “Hitler 1916’da yaralanıp 5 ay tedavi gördü. Cepheye döndüğünde bu defa zehirli gazdan dolayı geçici körlük yaşayıp hastaneye alındı. Bu sırada Almanya yenilgiyi kabul etti ve savaş bitti. O savaşın cephede değil de masada kaybedildiğini düşünüp bu anlaşmayı içine sindiremedi. 1. Dünya Savaşındaki başarısından ve cesaretinden dolayı Almanya hükümeti tarafından ödüllendirildi” diyerek sözlerini sürdürdü.

Savaş sonunda istihbarat biriminde görev alan Hitler’in partiyi takip etmekle görevlendirildiğini ifade eden Çolak “ Hitler rapor etmekle görevli olduğu partinin fikir ve programlarından hoşlanıp üyesi oldu ve istihbaratı bırakarak partide propagandadan sorumlu yöneticisi olarak görev aldı. Kısa zamanda partiyi ele geçirdi, ismini değiştirdi. 1923'te Birahane Baskını olarak da bilinen darbe girişimini başlattı. Muhalifleri istifa ettirip kendi partisine üye kaydettirdi. Valilik binası baskınında sırada yaralı olarak yakalandı. 5 yıl ceza ile yargılandıysa da halkın mahkeme önünde onun lehine gösteriler yapmasıyla 9 ay ceza verildi. Mahkemede Türkiye'ye örnek gösterip ‘Türkler başkentlerinden değil de Anadolu’dan bir kalkışma yaptılar başarılı oldular. Her kalkışma kötü değildir, Türkler de bu başı kalkışmada başarılı olmuşlardı’ diyerek kendini savundu” dedi.

Dönemin Dünya Ekonomik Krizinden de bahseden Çolak “Almanya’da geçim sıkıntısı o kadar yükselmişti ki bir el arabası dolusu parayla bir ekmek ancak alınabiliyordu. Hitler bunu da propagandasında iyi kullandı ve 1929’da aldığı oyları 1930 seçimlerinde yüzde 18’e çıkarıp ikinci oldu.

1933’te ise daha yüksek oy alıp koalisyon hükümetini kurmakla görevlendirildi. Ancak parlamentoda çıkan yangını fırsat bilip seçim kararı alarak hükümeti feshetti ve bu seçimde yüzde 44 ile tek başına iktidar olacak çoğunluğa erişti. Diktatörlüğe giden süreçte bu seçimlerle başladı. Kendisine çok imtiyazlar veren Yetki Yasasını çıkardı. Partiler, Nazileri desteklemeyen sivil toplum örgütleri kapatıldı” diyerek devam etti.

Yüz bin olan asker sayısını üç yüz bine çıkaran Hitler’in büyük bir gizlikle ürettiği silahlarla güçlendiğini, Hava Kuvvetlerini de kurarak beş yüz bin kişilik ordu gücü oluşturduğunu kaydeden Çolak “Hitler bunları yaparken savaş karşıtı olduğunun propagandasını güçlü bir şekilde sürdürdü. 1. Dünya savaşını bitiren anlaşma aslında 2. Dünya Savaşının da haberini veriyordu. Ekonomik çöküntüler de bunu destekledi ve 1939’da 2.Dünya savaşı başladı. Bu savaş dünya tarihinin en yıkıcı savaşlarından biri oldu” dedi.

1945 yılının Ocak ayında Rusya’nın Berlin’e kadar yaklaşmasıyla Hitler’in yenilgiyi gördüğünü ifade eden Çolak “Hitler o gece sevgilisiyle nikah yapıp evlendi ve vasiyetini yazdı. Cumhurbaşkanını ve Başbakanı atadıktan sonra önce karısını alnından vurdu sonra kendisi intihar etti” diyerek sözlerini sürdürdü.

Kaynaklara göre 2.Dünya Savaşında 40 ile 60 milyon arasında insanın kaybedildiğini anlatan Çolak “Hitler iki Alman devletinin birleşmesi çok arzu ettiğini yazmıştır. Başka devletlerin topraklarında gözlerinin olmadığını da yazmıştır ama ‘Almanlar’a topraklarının yetmemesi halinde ancak o zaman başka devletlerin toprağına göz dikebiliriz’ demiştir. Alman ırkını güçlendirmek için kendince tedbirler aldı. Mesela sarışın ve mavi gözlü bir ırk elde etmek için birbirini tanımayan insanları birleştirdi. Yine kısırlaştırma çalışmaları yaptı. Çok çocuk yapmaları için Almanları teşvik edip ödüller verdi, vergi muafiyetleri tanıdı. Çok ilginç deneyler yaptırdı. Mesela buzdolabına insanları koydurup ne kadar sürede donarak ölebileceklerini ölçtü. Uçaktan çeşitli irtifalardan insanlar attırarak kaç metre irtifadan düşen insanın ölebileceğini tespit ettirdi. Deniz suyu içen insanın ne kadar süre yaşayabileceğine yönelik uygulamalar yaptırdı. Çeşitli hastalıklar enjekte ettirip tedavi yöntemleri denedi. Kahverengi gözleri maviye çevirmek için enjeksiyonlar yaptırdı ve insanlar kör oldu” dedi.

Romanya’nın 2.Dünya Savaşı’na dâhil olmasıyla seyrin değiştiğini anlatan Çolak “Hitler Karadeniz’deki üç Denizaltıyı Almanya’ya götüremeyince Türkiye’ye ‘Bunları size hibe edelim, karşılığında mürettebatımızı Yunan Karasına çıkarın’ diye teklifte bulundu. Türkiye bunu kabul etmeyince denizaltıları Karadeniz’de batırdı, personel Türkiye karasına çıktı. 320 Alman personel iklim uygunluğu nedeniyle Konya’nın Beyşehir ilçesine getirildi. Bir yıl on ay kadar kalktıktan sonra da Almanya’ya gönderildiler” diyerek sözlerini bitirdi.