Duygusal açlık yaşadığınızı nasıl anlarsınız?

30 dakikalık ertelemeler fayda sağlayabilir…

Duyguları tanımlamada ya da algılamada zorluk yaşanması, tıkınırcasına yeme ataklarını tetikleyebiliyor. Fiziksel açlık ve duygusal açlık belirtilerinin birbirinden farklı olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, bireylerin duygularını ifade etmekte zorlandıklarında yaşadıkları rahatsızlık verici durumdan besinler aracılığıyla kaçınma davranışı sergilediklerini dile getiriyor. Demir, duygusal açlığın fiziksel belirti vermeden aniden başladığını vurgularken 30 dakikalık ertelemeler ve stresle başa çıkma stratejileri geliştirmenin fayda sağlayabileceğini ifade ediyor.

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, duygusal açlık ile ilgili değerlendirmelerini ve tavsiyelerini paylaştı.

Bu cümleler kuruluyorsa farkındalık gerekiyor

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, bir kişi ‘Duygularımı tanıyor muyum?’, ‘Ne hissediyorsun?’ sorusuna sadece ‘kötü’ cevabı ile yetiniyorum, ‘beden kitle endeksim normal aralığın dışında’ ve ‘Stres hayatımın ortasında ve bununla baş etmekte zorlanıyorum’ gibi cümleler kuruyorsa öncelikli olarak birkaç noktada farkındalık sağlaması gerekiyor.” dedi.

Diyet yapanlarda da duygusal yeme görülüyor

Duygusal yemenin birtakım duygu durumlarına yanıt olarak meydana gelen bir yeme davranışı eğilimi olduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Normalde anksiyete, kızgınlık, depresyon ve benzeri duygu durumları iştah azalmasına neden olurken duygusal açlık yaşayan, duygusal yeme davranışı sergileyen kimseler benzer duygu durumlarında aşırı bir yeme davranışı gösterebiliyor. Önceleri duygusal yeme, aşırı yeme davranışı gösteren bireylerle ilişkilendirilirken günümüzde diyet yapanlarda da duygusal yeme davranışı görülüyor.” ifadelerini kullandı.

Duygusal yeme psikolojik destek olarak kabul ediliyor

Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, duygusal yemenin negatif duygularla başa çıkmada psikolojik bir destek olarak kabul edildiğini söyledi ve sözlerine şöyle devam etti:

“Özellikle duyguları tanımlamada ya da algılamada zorluk yaşanması, tıkınırcasına yeme ataklarını tetikleyebiliyor. Bireyler duygularını yoğun bir şekilde yaşarken, duygularının gerçekte ne anlama geldiğini belirlemekte zorlanıyor ve bu duygu durumu ile baş edemeyeceklerini düşünüyorlar. Örneğin ‘kendimi kötü hissediyorum’ cümlesi daha genel bir ifade iken ‘kendimi endişeli hissediyorum ve utanç duyuyorum’ cümlesinde duygular daha ayrıntılı ifade edilmiştir. Eğer bireyler duygularını ifade etmekte zorlanırsa, yaşadıkları rahatsızlık verici durumdan dikkatini besinler aracılığı ile dağıtarak kaçınma davranışı sergiler. 345 genç birey üzerinde yapılan bir çalışmada, stresin bireylerin açlık tokluk sinyallerine cevap oluşturma yeteneklerini azaltarak yüksek duygusal yeme davranışına eğilim göstermelerine sebep olduğu sonucuna varılmıştı.”

Duygusal açlık aniden başlıyor

Fiziksel açlık ve duygusal açlık belirtilerinin birbirinden farklı olduğunu vurgulayan Uzman Klinik Psikolog Merve Umay Candaş Demir, “Fiziksel açlık durumunda, son tükettiğimiz öğünden 3-4 saat sonra bireyin midesinde bir kazınma, burukluk gerçekleşiyor ve kan şekeri düşebiliyor. Birey doygunluğa yedikçe ulaşıyor. Açlığı giderme davranışı, duygusal yeme davranışı olan bireyden farklıdır. Örneğin birey meyve, sebze ve enerji içeriği düşük bir besin veya atıştırmalıklarla açlığını giderebilir. Duygusal açlıkta ise tam tersi, dürtüsel olarak gelişen bir durum söz konusudur. Duygusal açlık aniden başlıyor ve fiziksel belirti vermiyor. Birey ne bulursa onu yiyor ve daha çok enerji değeri yüksek besinleri tercih ediyor. Fiziksel açlığa baktığımızda kişi kendini tok hisseder ve yeme davranışını bırakır. Yerken de rahatlama yaşar. Ancak duygusal açlıkta kişi yerken tok hissetmesine rağmen yemeye devam eder ve yeme sonrası suçluluk, pişmanlık, utanç duyabilir.” diye konuştu.